Birleşe Birleşe

Gezi'nin Son Akşamı

Gezi’nin Son Akşamı

Sabah uyandım baktım, ben uyurken yorumlar doldurmuş yazımın eteklerini. Her birini kana kana okumak için ev ve Bey işlerinin bittiği bir saati bekledim. Sonra bisikletin terkisine bilgisayarı atıp kitapçının içindeki kahveye geldim. Sözleriniz beni sarmaladı, tuttu çıkardı. İnsanı uçuruma sürükleyen şey yalnız olduğunu zannetmesi. Sanıyor ki dünyada bir tek ben varım böyle güzel bir memlekete gelip, vatan hasreti çeken. Oysa yalnızlığın nasıl bir ilüzyon olduğunu anlamak için işte bir satır yazmak, yardım istemek yetiyor. Dünyanın dört bir köşesinde aynı benim gibi hisseden, aynı duygusal aşamalardan geçen insanlar var. O depresfi haldeyken bunu nasıl akıl edemiyoruz?

Ay başında Kuraldışı Dergi’ye yazdığım yazıda “Gezi’de bize yoga oldu” demiştim. Kelime anlamı ile birleşmek, bütünleşmek olan yoga, bu sürecin sonucu olarak kendinin bildiğin halini aşacağın vaadini sunuyor bize. İnsanın kendi bildiği halini aşması sadece yoga yoluyla gerçekleşecek diye bir şey yok  tabi.Hayatın ortasında da pat diye olabiliyor. Gezi’de bize olduğu gibi. Bütünleşmekten geçen bir dönüşüm. “Birleşe birleşe kazanacağız”zihniyetini kanımızda, canımızda hissedişimiz.

Belki Direniş’den önce her birimiz kendi kanepemize oturmuş tek başınalığımızın melodramına kaptırmıştık kendimizi. Kendimizi daha iyi, daha özgür, daha mutlu, daha saygılı, daha sevecen bir insana dönüştürmek yolunda attığımız adımlarda sebatlıydık ama hep kendi yalnızlığımızda attığımız bu adımların an be an tanık olduğumuz adaletsizliğe, zulme, yalana, kıyıma nasıl çare olacağını kestiremiyorduk. Birden küçük adımları ile hayatı yürüyen binler, onbinler kendilerini yanyana yürürken buldular.

Koca bir adım attık böylece!

Yorumlardan, bana gelen e-postalardan anladığım kadarı ile herkes biraz buruk, herkes biraz boşluğa düşmüş. Vatan hasreti sadece benim değil, çok kişinin kalbini kavuruyor. Türkiye’nin kalbinde bile yaşıyor olsak kalbimize bir başka vatanın rüyası düştü artık, onu hasretini çeke çeke, ona doğru atacağız adımlarımızı.

Yalnız değiliz. Çok’uz.

Benim hayatımın dönüm noktalarından biri 15 Temmuz 1989 yılında gittiğim ilk Joan Baez konseridir. Dolunaylı, yıldızlı bir Istanbul gecesinde, Açık Hava tiyatorosunu 7000 kişi doldurmuştu. O zamanlar plastik sandalyeler henüz konmamıştı. Taş sıralara, merdivenlere, orkestra çukuruna kucak kucağa doluşmuştu insanlar. Genç, yaşlı, çoluk çocuk. Hep bir ağızdan şarkı söylemiştik. On beş yaşındaydım. Sınıf arkadaşlarımdan, kuzenimden, ailemden farklı, belki biraz tuhaf olduğumu sanıyordum. O gece Açık Hava Tiyatrosunun taştan sıralarında, soluğum kesilmiş bir şekilde Joan Baez’i dinlerken bütüne aidiyetin tadını aldım ilk defa hayatımda. Dünya benim gibi insanlarla doluydu.

İlk kanepeden kalkışım odur.

Hepimize, beraberce nice kalkışlara…

Yeter ki beraber kalalım.

Birleşe birleşe kazacağız.

 

Cesaret aşılayan, hayat veren yorumlarınız için teşekkürler.

Ben yarın yine yazarım. Sizin orada oldukça ben hep yazarım!

Bu yazı Türkçe Yazılar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Birleşe Birleşe

  1. Falname dedi ki:

    Araya giren zamanda neler neler yaşandı. Yine de her gün yeni bir doğuş ve yeni bir şanstır. O zaman hoşgeldin, hoşgeldim ve hoşgeldik.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s