Yaratıcı Yazarlık Kursu

Şefkat ve Cesaretİki buçuk aydır Murat Gülsoy’un Yaratıcı Yazarlık kursuna devam ediyorum. Yıllardır gitmek istediğim ama İstanbul’da kaldığım o pek sınırlı zamanı bir türlü uyduramadığım kursa nihayet bu sene katılabildim. Üstelik tuhaftır bir gece tam uykuya dalacağım sırada (benim başımı yastığa koymam ile uykuya dalmam arasında geçen süre beş ila on saniye arasında dalgalanır, bazen okuduğum kitap yüzüme düşer, sabah burnumu kitabın sayfaları arasında bulurum) birden zınk diye yerimden fırladım ve bilgisayarımı açtım.

Evet, evet işte oradaydı! Murat Gülsoy’un Yaratıcı Yazarlık kursu yine başlıyordu, hem de hemen o Cumartesi başlıyordu ve benim İstanbul’da bulunduğum sonraki on hafta boyunca devam ediyordu! Uyku gözlerimden siliniverdi. Hemen kayıt için e-posta yazmaya koyuldum. Dolmuştu tabii ama bu kadar tesadüf bir araya gelmişken birisi de iptal ederdi muhakkak ki, tam da öyle oldu. Ben yedekten girdim.

Sonra, kursun ilk dersinde Murat Hoca yaratıcılık ve beynin rüya görme işlevi üzerinde konuşurken uyku ile uyanıklık arasında yaşadığımız (ve benim o anda o odada bulunmamın biricik sebebi olan ) o alandan bahsetmez mi? Bilinçaltının yüzeye çıktığı, en olmadık icatların, hikayelerin bulunduğu o alandaki tecrübemize hipnagogia (ύπνος- uyku ve αγογώς-rehberlik)  adı veriliyormuş.  Uykunun rehberliğinde beyin dalgalarının günlük beta ritminden çıkıp, uyku ritmine girmeden önce dalgalandıkları alfa ile teta arası bir frekans, ya da ilham perisinin evi. (Ayrıca rüya gibi renkli, ayrıntılı, kimi zaman deli bir dünyayı yaratan insan beyni elbette ki hikayeler de kurgulayabilirmiş.)

Benim yoga sırasında da bazen düştüğüm o dalga frekansından bilince icatlar, hikayeler aktığı gibi, sezgiler ve bilişler de hipnagogia anında canlanıveriyor. Ben Saklambaç’ın sonunu yoga hocamızın hepimizin pestilini çıkardığı bir dersin sonunda sırt üstü uzandığım bir anda görüvermiştim mesela. Bu kursun başlayacağını  tam uykuya dalacakken birden “bilmem” sezgisel bir uyanış. Pek çok yoga uzmanı hayata, insana ve aleme dair merak ettiğimiz bütün sırların, meselelerin çözümlerinin ve hakikatin içimizde kayıtlı olduğunu söylerlerken bu alandan bahsediyorlar. Bir Zen ustası “Hakikati aramanıza lüzum yok, kendi fikirlerinizi aradan çekin, o zaten ortaya çıkacaktır” demiş.

Uzun lafın kısası kıymetli şeyleri barındıran bir alan orası… Lambadan çıkan cinin Aladdin’i  götürdüğü içi hazinelerle dolu mağara gibi bir yer. Her gece gidip gitmeyeceğimiz belli değil, ama girebildiğimiz zaman elimizde kıymetli bir ganimet ile çıkacağımız garanti.

Bu kurs da benim hazinede bulduğum altın bilezik oldu.

Aklımda öyle çok konu var ki yazacak, parmaklarım düşüncelerimle başa çıkamıyor. Her bir düşünce parmaklara bu yazıyı kendilerini irdeleyecek bir viraja sokması için baskı yapıyorlar. Parmaklar şaşkın. Neyse ki bundan önceki bir saat Galata Kulesinin dibindeki güneşli mi güneş bir masada aklıma üşüşen düşüncelerin hepsini bir bir not ettim ki önümüzdeki günlerde her birine hakkını vere vere, yazabileyim.

“Bir Yaratıcı Yazarlık kursunun işe yarayıp yaramadığını nereden anlarsınız”, diye sormuştu yıllar önce atölyesine katıldığım bir başka yazar/hoca. “Bitirdiğinizde yazı için iştah, yazı için ilham duyuyorsanız o kurs size hediyesini vermiştir”, diye de kendi cevaplamıştı.

Sadık okurlar biliyorlar, ben uzun zamandır bu bloğa yazmak için fazla bir iştah duymuyorum. Bunun bir sebebi büyük bir roman üzerinde çalışıyor olmam doğru ama öte yandan  babamın ölümünden beri parmaklarımın (şimdi koşturan parmaklarımın) kendime dair bir şeyler yazmak konusunda geri geri gittiklerinin de farkındayım. Hani bir defasında yazmıştım, “…matem çağıl çağıl bir acıdan çok umarsızlık bir uyuşuklukmuş” diye, işte o umarsız uyuşukluk sürüyor da sürüyor.

Bu kurs beni matem kabuğumdan çıkarmış olabilir mi? Kurgusal dünyanın dışındaki şeyleri yazmaya karşı yeniden iştah duyacak mıyım? Bilmem, belki. Göreceğiz.

Murat Gülsoy’un anlattıklarından ilhamla aklıma gelenleri önümüzdeki günlerde size aktarmak gibi samimi bir niyetim var…. (“Bu sene derslerine gelmeye niyetliyim” diyen öğrenciyi “niyet etme, karar ver,” diye uyaran kendi sesim kulaklarımda!)

Birazdan önceliği kapan fikrimin peşinden gidecek parmaklarım….

Ama onlar o fikrin hizmetine koşmadan evvel ben size Murat Gülsoy ile Yaratıcı Yazarlık kursunun 25 Nisan’da yeniden başlayacağını haber vereyim. Belki de siz de şimdi şansa, bir hipnagogia etkisiyle bu yazıyı okuyorsunuz. Ya da ne zamandır yeni bir yazı yazmamı bekliyordunuz ve posta kutunuza bu mektup düştü. Her halükarda, yazıdan, edebiyattan haz ediyor ya da yaratıcılığın esrarlı dünyasına açılan kapıyı size birisi aralasın istiyorsanız bu kursu kaçırmayın! Niyet etmeyin, karar verin. Hediyenizi alacaksınız.

Ayrıntılar burada.

Siz ona bakadurun, ben sonraki yazıyı yazıyorum. 

Defne.

Bu yazı Öykü-Edebiyat-Yazarlık, Türkçe Yazılar içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

11 Responses to Yaratıcı Yazarlık Kursu

  1. Serap dedi ki:

    İyi ki geri geldin, hoşgeldin 🙂

  2. lesliYan dedi ki:

    Selam Defne. Murat Gülsoy’un atölyesine gitmeye ben de karar verip niyet ettim bu sene. Bümed’le yazıştığımda 2 ay önceden yedek kayıt aldıklarını öğrendim. Malesef bu benim ilerlememi durdurdu. Bir dahakine deyip ısrar etmedim. Şimdi senin bu yazın benim için yeni bir ışık yaktı . Teşekkürler!

  3. Geri bildirim: Yetimlerimden Karaterlerime | İnsanlik Hali

  4. Geri bildirim: Yetimlerimden Karakterlerime - Cihangir Yoga

  5. Geri bildirim: Cihangir Yoga - Yetimlerimden Karakterlerime «

  6. Ebruli Kedi dedi ki:

    Bir şekilde kısa bir zaman ayırırsanız, şamanlık eğitimi alın. Eğitime zaman yoksa, yönlendirici iyi bir kitap ve davul CD’si eşliğinde başlayabilirsiniz. Hiç bir zorluğu ve alengiri yok. Herkes yapabilir. İstediğiniz her an (hipnagogia halinin ta kendisi) içsel sorulara yanıt alabileceğiniz yolculuklara çıkabilir, istediğiniz yer ve zamanda, öykünüzü kurgularken takıldığınızda, enerjiniz düştüğünde kullanabileceğiniz bir araç olarak kullanabilirsiniz. Üstelik bu bilgi ve beceriyi yaşamınız boyunca her konuda kullanabileceksiniz. Kullandıkça mucizelerine tanıklık edeceksiniz. Ben çok sevdim, yararlandım, kullanıyorum. Hararetle tavsiye ederim.

  7. Kalemtıraş dedi ki:

    2 ay sonrasından not: Bu yazıdan aldığı ilhamla Yaratıcı Yazarlık kursuna başlayan bir yazar dostumun kursu bitirdiği gün yazdığı yazısı da burada: 

    https://mindmills.wordpress.com/2015/06/27/yaz-kizim/

  8. -Neslihan K dedi ki:

    Sondaki ekleme ve linki şimdi farkettim. Teşekkürler. 🙂

  9. Emeğinize sağlık, çok faydalı bir paylaşım olmuş.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s