Bir Öykünün Aynasında

Nokta Beylerbeyi organizasyonuyla ilk olarak Nisan ayında başladığımız buluşmalar, gösterdiğiniz ilgiyle bir yazarlık seminerleri serisine dönüştü!  Defne Suman ile Bir Öykünün Aynasında serisinde, 27 Nisan’da Ayfer Tunç’un Evvelotel- Saklı öyküsünü ve 1 Haziran’da Füruzan’ın Parasız Yatılı: Edirne’nin Köprüleri öyküsünü incelemiş, kendi kurmacamız için gerekli unsurları yazmıştık.  Seri, 6 Temmuz’da Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken öyküsünün incelemesiyle“Bir Öykünün Aynasında” yazısının devamını oku

Evden Kaçmanın Yolları!

Evlere tıkıldığımız koskoca bir yılın ardından huzurlarınızda EVDEN KAÇMANIN YOLLARI!  Bu kitap geçen Eylül ayında aklıma düştü. Bir hayaldi. Çocukluğumda ne çok evden kaçtığımı (sadece ikinci kata kadar inebiliyordum ama özgürlüğü kanıma sızıyordu), lise yıllarında nereye gittiğini bilmediğim otobüslere binerek bile isteye şehirde kaybolduğumu, ana caddelerden hep ara sokaklara, karanlık geçitlere, aralık kalmış bir bahçe“Evden Kaçmanın Yolları!” yazısının devamını oku

Siz Baba Evini Kaç defa terk ettiniz?

Defne Suman Bu yazıyı geçen hafta kaleme almaya başlamıştım. Araya başka yazılar girdi. Bugün, İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya meydanlara akarken, ben de kalemimi kuşanıp bitirdim. Mine Söğüt’ün 5 Mart günü Cumhuriyet Gazetesi’nde çıkan “Baba evini derhal terk edin kızlar” başlıklı yazısı ülkemizde epeyce patırtı kopardı. Söğüt “… o despot, o dayakçı, o adaletsiz, o ikiyüzlü, o“Siz Baba Evini Kaç defa terk ettiniz?” yazısının devamını oku

Aklımda Boğaziçi

Dün gece uyuyamadım. Polislerin Boğaziçi Üniversitesi’ne, okuluma, on yılımı geçirdiğim eğitim yuvama dalıp atanan kayyum rektöre karşı direnen öğrencileri sürükleyerek göz altına aldıklarını duyunca uykum kaçtı. Twitter’dan biraz video izledim. Polis buyruklarını, öğrenci feryatlarını duydum. Karanlık videolarda bir belirip bir kaybolan TB binasının ışıklarına baktım. Göz altına alınan çocuklardan biri bir arkadaşımın oğlu. Oğlanı ve“Aklımda Boğaziçi” yazısının devamını oku

Koleksiyoncu (Orhan Pamuk, Walter Benjamin ve Ülker Teyzem)

Sevgili okurlar, Beni çok heyecanlandıran bir etkinliğe önayak oldum. Hemen size yazıyorum. Teyzem Prof. Dr. Ülker Gökberk, Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi ile Walter Benjamin’in koleksiyoncu figürünü beraber ele aldığı bir seminer dizisi verecek. Ülker G. otuz yıldır Portland Oregon’da yaşıyor ve engin edebiyat bilgisini oradaki öğrencilerine aktarıyordu. Benim tüm romanlarımı, öykülerimi basılmadan önce ince ince“Koleksiyoncu (Orhan Pamuk, Walter Benjamin ve Ülker Teyzem)” yazısının devamını oku

Hayırlar

Hiç fena gitmiyordum. Akıllı uslu bir karınca gibi günün işlerini tamamlıyor, mecburiyetlere göğüs geriyor, hayalimdeki rutini bir ucundan yakalamamın mutluluğa yeteceğini kendime tekrarlıyordum. Sabah erken, yogadan hemen sonra kağıda yazdığım iş listesinden bir işin üzerini silebiliyorsam akşam, kendimle gurur duyuyordum. Listenin yarısını hafta biterken çizebildiysem verimli bir hafta geçirdiğime ikna ediyordum kendimi. Neden bu kadar“Hayırlar” yazısının devamını oku

Hapaka’da buluşalım, konuşalım.

Hatha Yoga’nın kökenlerini, geleneğini ve modern dünyada yitirdiklerini anlattığım konuşmaları yılda bir defa yapıyorum. 9 Ocak Cumartesi günü 14:00’te Hapaka platformunda online gerçekleşecek bu seminere katılmak için link burada. ”Yoga: Neydi, Ne Oldu? Hatha Yoga binlerce yıllık geçmişe sahip bir mistik disiplindir.  Yoga- yog- bütünleşmek anlamına gelir. İnsanın kendini evrenden ve ötekinden ayrı görmesinin bir“Hapaka’da buluşalım, konuşalım.” yazısının devamını oku

HAydi yarın Açık Radyo’ya

Yarın (5 Ocak 2021) Açık Radyo’daki Dünya Mirasi Adalar programına konuk olarak katılacağım. Açık Radyo benim yurdum oldu. Yurtdışında yaşayan herkes gibi ben de nitelikli Türkçe program dinlemek için her sabah internet sitemi Açık Radyo’ya ayarlıyorum. Bu programlar içinde en beğendiklerimden Dünya Mirası Adalar’ın programına davet edilince kıvanç duydum. Programı Gündüz Vassaf, Fahri Aral ve“HAydi yarın Açık Radyo’ya” yazısının devamını oku

Kış Uykusu

Sevgili Okurlar, Ben kış uykusu gibi bir şeye yattım galiba. Yeni yıl niyetlerimden biri bu uykudan silkinip size düzenli olarak yazmak. Yeniden sizlerin varlığını hayatımda, günümde hissetmek. Bu blog benim yuvam. Kitaplarımdan önce sizi bulduğum, buluştuğumuz yer. Lütfen ne okumak isterseniz, ne duymak istersiniz bana yazın. Yeni yılınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Beraber üreteceğimiz, yüzeyselin“Kış Uykusu” yazısının devamını oku