• Korona Günlerinde Yemek

    (Yazarken şunu dinliyordum. Ayrıca “Athens Diaries” playliste de yeni parçalar ekledim.) Herkese merhaba, Akşamın 8’i oldu ve ben ancak şimdi bloğumun başına oturdum. Üstelik sabahtan beri çalışıyorum. Günü yine ghatikalara böldüm. (Ghatika: Yogada 24 dakikalık zaman dilimleri) Blog için ayırdığım iki ghatikalık süreye bir türlü sıra gelmedi. Üç kitap birden okuyorum. (Öykü, roman ve araştırma)… Continue reading

  • Korona Günlerinde ATEŞ

    Bizim balkondan sizinkine selam olsun! Şimdi siz sanıyorsunuz ki bizim burada sokaklar bomboş. Sokağa çıkma yasağı ilan edildi ya… Hayır, aksine. Bizim şu karşı kaldırım hiç böyle kalabalık olmamıştı. Koşanlar, bebek gezdirenler, bisiklete binenler. Aileler, çiftler. Görmeyin yani! Evden çıkmak için bir numaraya bir mesaj gönderiyorsun. Kodlar var. Doktor için 1, eczane için 2, bakkal… Continue reading

  • Korona Günlerinde Gerçeğin Tatbiki

    Herkese merhaba! Hemen yazayım. Kokia çok daha iyi. Dualarınız, şifa dilekleriniz, sevginiz evimize ulaştı ve bu sabah uyandığında ateşi 36,5’a düşmüştü. Gün boyunca da bir daha yükselmedi. Şükürler olsun yüce Tanrı’ya ve siz dostlara. Benden size tavsiye hastanız varsa veya hasta olan siz iseniz bunu saklamayın. Bizim kültürde, neden bilmem, hastalık saklanır. Aman kimseye söyleme… Continue reading

  • Korona Günlerinde Ölüm üzerine

    Gökteki yıldızların durumu iyice mi vahimleşti nedir, bizim burada durumlar büsbütün karardı. Bey hastalandı. İki akşam önce gece diş ağrısıyla başlayan bir ateş tüm vücudunu sardı. İki gecedir hiç uyumadık. Sabah zar zor kalktı ama başını bile dik tutamıyordu, tekrar yatırdık. MS hastası olduğu için bedeninin yüzde 95’ini zaten kullanamıyor. Ateşlenince bir de hepten kaskatı… Continue reading

  • Korona Günlerinde Yoga

    Okurken dinlemek isterseniz: Herkese merhaba, PAZARTESİ sabah 6’da Atina’ya sokağa çıkma yasağı geldi. Bizim bir yere çıktığımız yoktu zaten ama yasağı görünce bir koşu gittim, balkonda duran çöpü sokaktaki konteynıra attım. O arada mahallemizde bir iki dakika yürüdüm. Serin bir kış gecesiydi. Rüzgar, ağaçların yaprakları arasından hışırdayarak geçiyordu. Bizimki yeşil bir mahalle. Hem büyük parkın… Continue reading