Ocak 2011

  • Mavi Orman adlı kitabım ÇIKTI!!!!

    Büyüklüğüme Mektuplar Çocukken bizim eve misafir geldiğinde, annem muhakkak onun beni görmesini isterdi. Böyle zamanlarda, dış dünyaya kapalı odamın hafif aralık kapısından önce bir baş uzanır, sonra misafirin kendisi, ne yapacağını bilmez bir halde, belli ki pek istenmediği o dünyaya adımını atardı. Ben oyunum kesintiye uğradığı için sıkkın, misafir sıkıldığımı gizlemediğim için çaresiz, karşılıklı öylece… Continue reading

  • Blue Forest

    Tonight I am all alone. My roommates are out for the night. There is no humming of the TV from downstairs or human voices traveling through heating ducts. Behind the closed doors I am reading, knitting and listening to music. It is late but I don’t care about the time. I feel so complete in… Continue reading

  • Arrival of the Soul

    Dear People of the Other Side, 2 weeks after the arrival, I am feeling balanced again. This has a lot do with the fact that I started teaching again. I think I am a workacholic. I don’t feel good when I am on vacation. (Well,  maybe, maybe not. Why come to conclusions about ourselves?) What… Continue reading

  • Saadet Şükrü'nün Kitaplığı

    Yere boylu boyunca yattım. Oda duvardan duvara tertemiz halı ile kaplı. Sırt üstü dönüp tavandaki ayrıntıları hatırladım. Çocukken de sırt üstü yatar tavanı seyre dalardım. Kapım hep kapalı dururdu. Şimdi de kapalı. Ayağa kalktığım seyrek idi. Odamda ben hep emekleyerek dolanırdım. Burası benim çocukluk odam. Dokuz yaşına kadar bu odada yaşadım. Sonraki yıllarda içinde başkaları kaldı.… Continue reading

  • TOKAT gibi ZITLAŞMA

    Foto: Konstatine Sparis İstanbul’a her gelişimde yüzüme tokat gibi çarpan bir şey var:  İnsanların zıtlaşması.  Nasıl kanıksanmış, nasıl da alışkanlık haline gelmiş aka kara ile cevap vermek! Günlük hayatın küçük küçük adımlarında, iki laf arasında, hatta hal hatır sormalarda zıtlaşmak sanki iletişimin tabiatı.   Tayland’dan döndüğümde, altı aylık bir aradan sonra –ki ilk defa Türkiye’den… Continue reading