Teknik bir Yoga Yazısı 2

 

Image with nadis on blue background ©1972 Sri Ramamurti Mishra

Image with nadis on blue background ©1972 Sri Ramamurti Mishra

Beden, zihin ve nefes çalışmaları vasıtası ile bütünleşmeyi amaçlayan Hatha Yoga’nın bize sunduğu anatomi sadece fiziksel beden ile sınırlı bir anatomi değildir. Yoga yaparken ne oluyor da alışkanlıklarımızdan inançlarımıza, günlük ilişkilerimizden damak tadımıza kadar çok şey değişiyor diye soracak olursanız Hatha Yoga anatomisine bir göz atmanızı öneririm. Tıpkı Çin tıbbında olduğu gibi Hatha Yoga’da beden beş duyu organı ile algılanan fiziksel bedenden daha geniş bir alana yayılır. Beden, evet iç organlar, sinir, solunum, dolaşım, sindirim sistemi ve beş duyu organı ile donatılmıştır ama bu yapıyı birbirine bağlayan ve ölü bedeni canlısından ayıran çok önemli bir parçası daha vardır: CAN.

İlk nefes ile bedene dolduğu ve son nefes ile bedenden çıktığı farzedilen bu yaşam enerjisi (can) Hatha Yoga’da Prana adını alır ve iç rüzgarlardan biri olan diğer (küçük) prana ile  karıştırılmaması için cümle ortasında bile kullanılsa özel isim gibi büyük harfle başlayarak yazılır. Pranayı nefes ve besinlerden alırız. Kimi Hatha Yoga gelenekleri Prana’nın zihnimizi dolduran verilerden de etkilendiğini öne sürer. Dinlediğimiz ve seyrettiğimiz her şey,  beynimizin filterisinden geçirdiğimiz bütün malumat da Prana‘nın dokusunu şekillendirir. Kalitesiz gıda ya da hava gibi kalitesiz veri de (bilgisayar ya da televizyon karşısında boş boş geçirilen bir saat içinde beynimize dolanlar)  canımızın hem yapısını hem de akışını olumsuz yönde etkiler.

 

Yani sizin anlayacağınız bu Prana, Hatha Yoga anatomisinde akan bir şey olarak anlatılır. Nasıl yani su gibi mi, diye metinlerin satır aralarını kurcalamaya, hocaları canından bezdiren sorular sormaya başlarsanız Prana’nın sudan çok rüzgar gibi tanımlandığını öğrenirsiniz. Aynı Ayurveda gibi Hatha Yoga da Samkya felsefesinden türemiş bir disiplin olduğu için, bedeni ve parçalarını betimlemek için sık sık Samkya’nın elementlerine başvurur. Samkya’nın beş elementi olan toprak (kşiti veya bhūmi) , su (ap veya jala), ateş (tejas veya agni), hava (marut veya pavan)  ve boşluk (vyom veya şunya veya akaş) bedenin farklı noktalarının niteliğini belirlerler.

Hatha Yoga’da Prana yani can, hava elementinin bir fonksiyonu olarak tarif edilir. Sudan çok hava, havanın da hareketlisi olduğu için rüzgara benzetilir Prana. Biz yoga hocalarının Prana için “iç nefes” tabirini kullanmamız da onun bu havai özelliğinden gelir. Prana, can ya da iç nefes nadi adı verilen kanallar içinde eser. Nadileri çok gelişmiş ve çok ince bir sinir sistemi olarak düşünebiliriz. Bedenin, hücrenin, hücre çekirdeğinin her bir noktasına ulaşan muazzam bir iletişim ağı oluşturur nadiler. Kimi H.Y metinlerine göre sayısı 72.000’i bulan nadilerin neyse ki sadece on üç tanesi bir yoga öğrencileri için önemlidir. Bu on üç içinde ise üç tanesi esaslıdır ki, ilk yıllarda bu üçünün farkına varmak bize Hatha Yoga anatomisini hissetmek için bol bol imkan sağlar.

Üç esas nadi, sağ burun deliğinden başlayıp omurganın sağ tarafı boyunca merkez kanda’ya inen güneş kanalı Pingala, sol burun deliğinden başlayıp omurganın sol yanı boyunca yine merkez kandaya inen ay kanalı İda omurganın (hatta omuriliğin) tam ortasından geçtiği varsayılan ve iki kaşın arasından başlayıp yine merkez kanda’ya inen Şuşumna kanalı. Şuşumna biz dünyevi insanlarda baştan kapalı bir kanal, bizi hayatta tutan şey ise dış nefes ile işbirliği içinde çalışan iç nefes Prana’nın İda ve Pingala içindeki akışının muntazamlığı.  

 

Hatha Yoga sisteminde fiziksel, duygusal ve zihinsel sağlık Prana’nın nadiler içinde muntazam akışına bağlanır. Prana bir yerde tıkanıyorsa eğer, orası çığ yüzünden iletişimi kesilmiş uzak bir köy gibi karanlığa gömülür ve sonunda -eğer ki yollar açılmazsa- ölüme mahkum olur. Prana‘nın nadi içindeki akışını tıkayan şeyler duruş ve beslenme bozuklukları gibi fiziksel bedene has sorunlar da olabileceği gibi, obsesyon, nefret, kin, inat, karamsarlık gibi zihinsel/duygusal durumlar da canın kanalları içinde akışını tıkayabilir.

Bir önceki yazıda sözünü ettiğim koşullar (asana, pranayama, pratyahara ortaklığı) altında Hatha Yoga çalıştığımız zaman, Prana‘nın nadiler içindeki akışı düzenlenmeye başlıyor. Bunun iç organlar ve kaslar üzerindeki etkisinin hissedilmesi bir kaç ayı alabilse de, Prana’nın zihin üzerindeki etkisi pek çok öğrenci tarafından daha ilk yoga derslerinin sonunda yattıkları şavasana ya da rahatça oturdukları bir pozda hissedilebiliyor. Zihinde (zihnin yeri Hatha Yoga’da yürek bölgesi olarak tarif edilir) Sükunet, netlik, hafiflik ve hatta özgürlük hissi  yoga dersine bir defa giren öğrencinin stüdyo kapısını bir defa ve sonra bir defa daha aşındırmasının arkasında yatan başlıca sırdır!

Prana  nadi içinde özgürce eserken biz de bir tatlı huzur ve belki de nicedir çözemediğimiz dertlerimize aniden derman buluyoruz ama bu iş orada bitmiyor. Prana’nın nadi içinde esmesinin incelikleri var ki, bunları da yarın yazışalım. Bu derste öğrendiklerinizi unutmayın, çünkü Hatha Yoga tekniği matruşkalar gibi bir katmanı açınca, diğer katmanı merak ettiren, böylece bizi daha derine derine sürükleyen bir bilgi deryası. Çok teknik olmakla beraber yaşamın, insanın ve varlığın gizemini içinde taşıyor olması da cabası…

Yarın Prana‘nın çocukları prana, apana, samana, vyana ve udana ile tanışmak üzere sayfamıza davetlisiniz.

Hepinize sevgiler,

Defne Suman

 

 

 

 

Bu yazı Türkçe Yazılar, Yoga içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Teknik bir Yoga Yazısı 2 için 8 cevap

  1. Ebru Kayis dedi ki:

    Yarın diğer çocuklarla tanışmayı sabırsızlıkla bekliyorum. Kalemine sağlık Defne.

  2. Ezgi dedi ki:

    Bu yazılar çok iyi oldu bence. Çok iyi hissettim.

  3. tulay dedi ki:

    Hocam, sizin Prana, bu yaziyi yazarken hic kesintisiz akmis valla; buradan belli oluyor. Cok guzel. Elinize saglik.

  4. Selcen dedi ki:

    Defne selam,
    Hani diyorsun ya bir çok öğrenci ilk günden Prana’nın zihindeki etkisini hissedebiliyor diye, maalesef ben kaç aydır kursa gidip yoga yapıyorum fakat bunun etkisini henüz hissemedim. Yoga dersinden çıkınca yaptığım hareketlerin etkisiyle bir rahatlama oluyor fakat zihnen bir sükunet ya da netlik yaşamadım. Acaba bir şeyleri yanlış ya da eksik mi yapıyorum? 🙂 Nelere dikkat etmeliyim?

  5. neslihan dedi ki:

    ben de yarınki yaziyi meraakla beklıyorum

  6. Burçak dedi ki:

    B.K.S Iyengar’ın benzer konulara yer verdiği kitabını okuduğum günlere denk geldi bu yazılar. Öyle bir denk geliş ki hafiften bir gizemi de içinde barındırıyor. Heyecan verici 🙂

    Sevgiyle kalın.

  7. Geri bildirim: Teknik bir Yoga Yazısı 3 | İnsanlik Hali

  8. Geri bildirim: Cihangir Yoga - Teknik bir Yoga Yazısı 3 «

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s