Mart 2011

  • Love Affairs of Self-Destruction

    Special thanks to Kokia Sparis for his meticulous editing and for his inspiring ideas on this blog.   Yesterday I went to the swimming pool with my father. One of us is a Cancer, the other a Pisces; so we like socializing in the water. Instead of meeting at a café we often make plans… Continue reading

  • ACAYİP

    Babam küçükken beni ‘’acayip’’ diye çağırırdı. “Vay acayip! Hoşgeldin.” “Pışşt acayip, gel babaya bir öpücük ver” gibisinden tınısında hiç aşağılama içermeyen sevgi dolu bir çağrıydı bu. Yıllar sonra kardeşim Selim doğduğunda fark ettim ki babam ona da “acayip” diye sesleniyor. Sorgulamadan kabullendiğim acayip takma adını, kendimle veya kardeşimle değil babamla ilişkilendirmeyi seçtim galiba. Acayip olan o… Continue reading

  • Merak etmemek ayıp, denememek kayıp

    Havaalanından dönerken içime bir boşluk yayıldığını hissettim. Tahmin ettiğim gibi ferahlatan cinsten değildi, ağırdı. Altı aydır tek başıma bir gece geçirmemiştim. Bir tarafım uyuşmuş gibiydi. Bu gece yalnız uyuyacağım düşüncesi absürd geldi. Acaba insanlar da kumrular, geyikler gibi çift yaşamak üzere tasarlanmış varlıklar mı diye düşündüm. Oysa hayatımın büyük bir kısmı boyunca yatakta yalnızdım.  Ve… Continue reading

  • Dev Levrekler de İncinir

    Kayınpeder anlatıyor: Çocukluğunun yaz tatillerini geçirdiği küçük Ege kasabası Limni’de iskelenin altından dev levrekler geçermiş. O kadar büyükmüş ki bu levrekler ancak iskelenin demirlerine yuvalanmış sıçanlarla doyururlarmış karınlarını. Sıçan bulmak için gelirlermiş zaten kıyıya. Tahta iskelenin kıyısından denize ayaklarını sallandırmış oturan çocuk Pavlos’u tasavvur ettim. Deniz masmavi ve dibi görünüyor. Dev levreklerden kaçan küçük balık… Continue reading