-
One Night Stand
Sinan yatakta dönüp uykusunun arasında homurdandı. “Kolum uyuştu, en felaket şey”. Bir süredir uyku ile uyanıklık arasında salınan Burçak, onun bu sabah pek kötü göründüğünü farkedip, gözlerini kapadı. Akşamdan kalma. Sırtını döndü. Sinan uyuşan kolunu uzatıp onu kendine çekti. Yorganın altında tenleri birbirine değdi. Tadı her seferinde yeniden hatırlanan tanıdık bedenler birbirlerine sokuldular. Dün gece… Continue reading
-
KAPI AÇIK
Shadow Yoga serilerini öğretmeye başladıktan sonra şu soruyu sık sık duyar oldum: Biz bu prelüdleri (shadow sisteminin ayakta yapılan hareket serileri) olduğu gibi yapmak zorunda mıyız, yoksa araya içimizden gelen bir şeyler koyabilir miyiz? Bu sorunun cevabı: Prelüdleri olduğu gibi sırasını değiştirmeden, arasına, başına sonuna başka bir şey eklemeden ve aradan bir şey çıkarmadan olduğu… Continue reading
-
HUGGING the TEACHER
I love my students and I love hugs. I don’t like hugs from my students. I remember the feeling when one morning in Istanbul, after my class, a student, who is also a good friend, walked up towards me and gave me a big long hug and a loud kiss on each cheek. I felt… Continue reading
-
Love Affairs of Self-Destruction
Special thanks to Kokia Sparis for his meticulous editing and for his inspiring ideas on this blog. Yesterday I went to the swimming pool with my father. One of us is a Cancer, the other a Pisces; so we like socializing in the water. Instead of meeting at a café we often make plans… Continue reading
-
ACAYİP
Babam küçükken beni ‘’acayip’’ diye çağırırdı. “Vay acayip! Hoşgeldin.” “Pışşt acayip, gel babaya bir öpücük ver” gibisinden tınısında hiç aşağılama içermeyen sevgi dolu bir çağrıydı bu. Yıllar sonra kardeşim Selim doğduğunda fark ettim ki babam ona da “acayip” diye sesleniyor. Sorgulamadan kabullendiğim acayip takma adını, kendimle veya kardeşimle değil babamla ilişkilendirmeyi seçtim galiba. Acayip olan o… Continue reading