portland

  • Bir İyi Öğrencim Olsun, O Bana Yeter

    Biraz önce Venüs’ü gördük. Mahalledeki komşular kapılarının önüne teleskop koymuşlar. Gelen geçen herkes -ve hatta arabalar bile- durup güneşin yüzündeki bir ben gibi görünen Venüs’e bakıyorlar. Biz de Bey ile patene çıkmıştık. Ben paten kayarak onun tekerlekli sandalyesini itiyorum, çok hızlanırsak o fren yapıyor. Böyle böyle mahallemizin  gül kokulu dümdüz sokaklarını turluyoruz. Komşuların teleskopundan Venüs’e Continue reading

  • Tılsımlı Labirent

    Git dedi bey, git ne istiyorsan yap, akşama kadar özgürsün. Benim işim var, sana ihtiyacım yok. Sekerek dışarı çıktım. Küçük katlanır Dahon bisikletimi mi, diğerini mi alsam diye biraz düşünüp büyük olanını çözdüm. Yüncüde şuursuz bir yarım saat geçirmişim. Çıkışta gidonu ev yönüne değil de, evden uzağa kırdım. Hava limonata. Çorapsız ayakkabı giyiliyor ama güneş Continue reading

  • The Back Side of the Earth

    Happy full moon everyone! This month, beginning of the lunar and solar months -almost- coincided, so now they are peeking at the same time. Full moon and the midsummer’s dream together…This is the perfect time to be in a boat in the Mediterranean sea! If you are in the middle of the ocean in mid-August Continue reading

  • Nasıl Bırakılır ki Bu Şehir?

    Hava ayaz mı ayaz, ellerim ceplerimde çıktım evden.Çantamda Alice Munro’nun hikaye kitabı, günlüğüm ve bilgisayarım. Nereye?  (dedi nişanlım)Buffalo Exchange’e.Bizim taraftakine değil, nehrin öte yakasındaki esas mağazaya.Buffalo Exchange kaliteli ikinci el kıyafetlerin vezgeçilmez adresi. Kaşmirler, tiftikler, ipekliler…Doldurdum çantamı beş adet kazakla. Toplam 50 dolar tuttu. Nasıl bırakılır ki bu şehir?  Hemen karşısında Powells. Batı yakasının en Continue reading