Öykü-Edebiyat-Yazarlık

Murat Gülsoy’un Yaratıcı Yazarlık Kursu’nda yazmaya başladığım ve sonrasında devam ettiğim öykülerimi burada bulabilirsiniz.

  • Yaratıcı Güç’le Randevu

    Son yazı Yaratıcı Güç‘e bir iki ekleme yapmak üzere yine karşınızdayım. Aslında bu güzelim pazar günü, hava pırıl pırıl ve ağaçların başı alev almış gibi kızarmışken bu çayevine gelmemin sebebi yeni romanım üzerinde çalışmaktı ki şuraya iki üç satır yazıp yine öyle yapmayı planlıyorum ama parmakların işine karışılmaz tabii. Belki yine 1000 kelimelik bir blog… Continue reading

  • Hayaller Gerçek Olunca…

    Bu sabah yağmur var burada. Sabahın kör karanlığında yollara düştüm. İlk derslerimi verirken tavandaki pencerelerden gökyüzünün laciverte, oradan gri-maviye geçişini seyrettim. Yeşil-sarı yapraklar esip esip gri-mavinin önünü kesti. Biz mum ışığında yoga yaptık. Sakin sakin; enerjimizi tasarruflu kullanarak, gereksiz kol, kas, bacak, baş hareketlerinden arınmaya özen göstererek serimizi tamamladık. Bittiğinde terli veya yorgun değil, ısınmış,… Continue reading

  • Küçük Şeylerin Tanrısı

    Oh! Yoga hakkında söyleyeceklerimi döktüm. Şimdi kaldığımız yerden devam edebiliriz. Aramıza yeni katılanlara hatırlatalım: Bir kitaptan bahsediyorduk. Ne olmuş yani, diyorduk. Ne olmuş biz kendimizi zincirlerimizden kurtardı isek?  Dünyada haksızlık, işkence, ızdırap bitecek mi? Beni bir kara bulut sarmıştı ki o kitabı hatırladım. Hani nasıl zannederdik sanki dünya bizim etrafımızda dönüyor. Sanırdık ki biz sorumluyuz… Continue reading

  • One Night Stand

    Sinan yatakta dönüp uykusunun arasında homurdandı. “Kolum uyuştu, en felaket şey”. Bir süredir uyku ile uyanıklık arasında salınan Burçak, onun bu sabah pek kötü göründüğünü farkedip, gözlerini kapadı. Akşamdan kalma. Sırtını döndü. Sinan uyuşan kolunu uzatıp onu kendine çekti. Yorganın altında tenleri birbirine değdi. Tadı her seferinde yeniden hatırlanan tanıdık bedenler birbirlerine sokuldular. Dün gece… Continue reading

  • ARALIK

    Evvel zaman içinde çok sevdiğim biri vardı. Dün gece onu rüyamda gördüm  Saçının kıvırcığını, bana bakarken yumuşayan gözlerinin elasını, siyah kazağının altında inip kalkan derin kaburgalarını, ince dudaklarının kıvrık tebessümünü, unuttum sandığım bütün ayrıntılarını üzerinde taşıyarak rüyama geldi. Zaman o evvel zaman değildi ama. Rüyamda şimdiki zamanda idik. Bilmediğim bir evde karşılaşıvermişiz. Komşu muymuşuz ne,… Continue reading