Yoga

  • Bir İçe Dönüş Hikayesi-1

    İşte yine ben. Kalabalık bir kafede, kulaklıklarımın arkasına saklanmış, dünyada benden ve siz sevgili okurlardan başka kimse yokmuş gibi davranıyorum. Telefon ve karşımda oturan bizim Bey sessize alındı. Ha, bir de Bob Dylan eşlik ediyor bize. North Country Blues adlı, on beş yaşımdan beri yüreğimi dağlayan o acıklı şarkısıyla. Bu kafeye Bey ile beraber geldik.… Continue reading

  • Boşluk Serisi I: Boşluk ile Dolmak

    Yeni ayımız kutlu olsun! Bu sefer ne şans ki bizim ay (temmuz) başı ile esas ay (luna olan) aynı anda başlıyorlar. Biz burada, Portland Oregon’da saat dilimleri açısından dünyanın en sonunda yer aldığımız için günün olaylarına son dakikada yetişiyoruz. Mesela babalar gününde kahvaltımı edeyim de babamı arayayım dediğim zaman İstanbul’a çoktan akşam inmiş, babam bütün… Continue reading

  • Birazcık Yoga

    Kuraldışı Dergi’deki Eylül yazısı Bu ay yoga hakkında yazmazsam olmayacaktı. Pek çok sebepten dolayı… Ama hayır, ülkemizde geçen aylarda patlak veren yoga hocası-öğrencisi skandalı bu sebeplerden biri değil. Doğrusunu isterseniz o konu benim ilgimi pek çekmedi. Türkiye’nin yoga cemiyetinde bir ilk olmasına rağmen Hindistan’dan ABD’ye kadar dünyanın her yerinde örneklerine rastlanan bir skandal olduğu için. Erkek… Continue reading

  • Yogada Hoca Yitirmek 1. Bölüm: Albequerque Havaalanı

    Originally posted on İnsanlık Hâlİ: Dört yıl kadar önce, Albequerque havaalanında, bir merdivenin en alt basamağına tünemiş inanamaz gözlerle kucağımda açık diz üstü bilgisayarıma bakıyorum. E-posta kutuma düşmüş son mesaj şöyle diyor: Sevgili Defne, Umarım bu mesaj vaktinde eline geçer. Santa Fe’deki kurs iptal oldu. Gelme! P.S Bavullara, bavul arabalarının tekerleklerine, boyasız tozlu, bağcıkları bağlı,… Continue reading

  • Bir Hayran Mektubunun Ardından

    Bu sabah e-posta kutuma  “Bir Hayran Mektubu” düştü. Tırnak içinde çünkü e-postanın başlığı (konusu) bu. Çok güzel kaleme alınmış, samimi, sıcak sözlerle dolu bir mektup. Yazılarımı okuyan, satır aralarında kendini bulan, okudukça kaleme sarılan genç bir kadından gelmiş. Pazartesi sabah dersimden hemen sonra posta kutumda bulduğum bu sıcacık mektubu ayak üstü okuyamayacağımı anlayınca stüdyonun koltuklarından birine… Continue reading