Yoga
-
Toplumsal İçerikli 3: Anguttan Ermişe
Yeni yazı serisine gösterdiğiniz ilgi için hepinize teşekkür ederim. Yorumlarınızdan ve bana özel yazdığınız epostalardan çıkardığım sonuç: Yalnız değilsiniz! Yalnız değiliz hiçbirimiz. Biz. Bir biz varız, bütünlük yanlısı olanlar ve bir de onlar var beslenmek için kutuplaşmaya muhtaç olanlaryanlısı olanlar. Biz bütünlük yanlısı olanlar özellikle bu ayrımı idrak etmek zorundayız. Önce tarafları tanıyalım. Nerede durduğumuzu… Continue reading
-
Motivasyon Depresyona Karşı
Bu sabah canım sıkkın uyandım. Gece doğru dürüst uyuyamadığım için yorgun, açık pencereden sırtıma esen rüzgar yüzünden tutuk, güneşin doğuşunu kaçırdığım için de sersem gibi hissediyordum kendimi. Sıcak su gecenin kokusunu üstümden alsın diye çabucak duş yaptıktan sonra ıslak saçlarımla sokağa attım kendimi. Ne yoga, ne bisiket. Arabayı Albina Press’e sürüp bir kahve başına çöktüm.… Continue reading
-
Yogada Hoca Yitirmek 7.Bölüm: Eve Dönüş
Υoga yolunu hocasız yürüyebileceğimi hiç düşünmedim. Hala da düşünmüyorum. En azından şimdilik. Güvendiğim, saygı duyduğum ve rehberliğine yüzde yüz teslim olduğum bir hocam var şimdi. Onunla yılda iki defa bir araya geliyor ve diğer zamanlarda bana verdiği ödevleri çalışıyorum. Sıkıştığım zaman ona yazıyor, muhakkak soruma bir yanıt alıyorum. İlişkimizin sınırları son derece net. Arkadaşlık, asistanlık,… Continue reading
-
Yogada Hoca Yitirmek 6. Bölüm: Mor-Kırmızı Kayalıklar
“Ne yani? Türkiye’de annesi babası tarafından yeterince takdir görmeden büyüyen insanların hepsi ünlü mü olmak istiyorlar? ” diye sordu Kokia dün yazdıklarımı ona anlatınca. “Kendi şartlarını bütün bir millete genelliyor olmayasın?” İçimdeki sosyolog minicik bir örnekten yola çıkıp bütün toplum hakkında yargıya varmaya kalkıyorsa bu işten hiç anlamıyor demektir. Hayır, öyle bir demek istememiştim. Ancak… Continue reading
-
Yogada Hoca Yitirmek 5. Bölüm: Darlık 998- Boşluk 2
Bir defasında modern bir medyum/terapist kişiye görünmüştüm. İstanbul’da yaşayan bu ingiliz adam karşıma geçip gözlerini bir süreliğine kapamış açtığında sorularıma ve sormadıklarıma bir bir cevap vermişti. İşin tuhaf tarafı adamın adı sanı, evinin yeri ve hatta söylediklerinin büyük kısmı bile hafızamdan uçup gitmiş. Şimdi size yazarken acaba rüya mıydı o yav, diye de içimden geçmiyor değil… Continue reading