Yavuklunun Yanı (41’e 1 kala bir Keşif)

Dün akşam, yaş 41’e 1 kala yeni bir keşifte bulundum. Yine Bey ile didişiyoruz. Bütün çiftler gibi bizim de meşhur bir meselemiz var. En mutlu anlarımıza bile gölgesini bırakan, sadece bize özgü ve çözülmez olduğuna inandığımız bir mesele. Çok kişisel sandığımız sorunların içerikten bağımsız olarak birbirinin eşi olduğuna dair inancım doğrultusunda meselenin ne olduğunu yazmayacaktım ama keşfimi açıklamayı kolaylaştırır“Yavuklunun Yanı (41’e 1 kala bir Keşif)” yazısının devamını oku

İlişkilere dair bir Sohbetten Kalanlar

Pek kıymetli hocam Zhander Remete kitabında yogayı  “ruhu ruh olmayan her şeyden ayrıştırma sanatı” olarak tanımlıyor. Bu sabah İstanbul’daki öğrencilerimle telefon üzerinden sürdürdüğümüz bir sohbet sırasında bu konu gündeme geldi. Mesajlar vasıtası ile o kadar çok şey konuştuk ki sanırım sohbetimizden bir yazı çıkacak. Konu korkuların, şüphelerin, varsayımların gölgelediği aşk ve iş ilişkilerinden açıldı. İlişkiler kendimize,“İlişkilere dair bir Sohbetten Kalanlar” yazısının devamını oku

Maneviyatta dahi Ataerkil

Şimdi böyle bir erkek tipi çıktı piyasaya: Spritüel erkek. Bildiğimiz eski ataerkil-maçovari numaralara spritüel cilası çeken erkek. Bildiğimiz eski numaralar nedir? İşte sadakatten öcü gibi korkmak, ilk kavganın akabinde kendini bir diğer kucağa atmak, sonra inkar etmek, sonra yalan söylemek, sonra sizin kollarınıza geri dönmek için ilan-ı aşklar etmek… Bir sonraki buhrana kadar sizi bulutlar“Maneviyatta dahi Ataerkil” yazısının devamını oku

Nikahta Keramet Vardır

(Kuraldışı Dergi‘nin Mart 2013 sayısında yayınlanan yazım) Yeşil, sakin (kimilerine göre sıkıcı, kimilerine göre cennet) Portland’daki evimizi altı aylığına kapatıp bindiğimiz uçaktan İstanbul’a indiğimizde, bir de baktık ki etraftaki sevgililer patır patır ayrılıyorlar. En sağlam bildiğimiz ilişkiler orta yerinden çatlamış, çatlaktan zehir zemberek akmış. Aldatanlar, kaçanlar, lafını bıçak edip kalp deşenler, kavga edenler… Ayağımızın tozuyla“Nikahta Keramet Vardır” yazısının devamını oku

Hayatı Münazara Gibi Yaşamak

Bu sabah erkenden yollara düştüm.  Normalde sabahları pek uğramadığım bir yere, şehir merkezine doğru yola çıktım. Arabaların üstünü katlayan kırağı katmanı bugün artık kendisi için kar tabirini kullanabileceğim bir kıvama varmış. Şehir merkezinin sokaklarında sadece evsizler dolanıyor. Malum cumartesi sabahı, daha saat 8 bile değil.  Bankalar, iş merkezleri, alışveriş sarayları henüz kapalı. Evsizler, geceyi geçirdikleri“Hayatı Münazara Gibi Yaşamak” yazısının devamını oku

Üzülmek Yasaktır!

The Trouble is You think You Have Time -Jack Kornfield   Ve işte nihayet üzüntü hakkında bir şeyler yazmak üzere karşınıza geçtim. Üzüntü bizi sıkça yoklayan ama hakkında fazla kafa yormadığımız bir duygu. Bir şeylerin kaybını idrak ettiğimiz anda bilince çıkan bir duygu. Hüzün ve kederin akrabası ama onlardan farklı. Neresi farklı diyecek olursanız, bedendeki“Üzülmek Yasaktır!” yazısının devamını oku

BAĞIMDAŞLIĞA SON

Bey çantasını dün yemek yediğimiz lokantada unutmuş. Bugün ancak akşam 4’de aklımıza geldi. Almaya gittim. Telefon, içindekiler ile tastamam cüzdan, fotoğraf makinesi, bir kurabiye yarısı hepsi aynen duruyor. Aklıma bizim düğün partisini yaptığımız kır lokantasında unutup da  ertesi gün almaya gittiğimiz vazolar geldi. Yirmi küsur vazodan geriye üç tanesi kalmıştı. Diğerlerinin hepsi talan edilmiş. Bir“BAĞIMDAŞLIĞA SON” yazısının devamını oku