Yoga
-
Tılsımlı Labirent
Git dedi bey, git ne istiyorsan yap, akşama kadar özgürsün. Benim işim var, sana ihtiyacım yok. Sekerek dışarı çıktım. Küçük katlanır Dahon bisikletimi mi, diğerini mi alsam diye biraz düşünüp büyük olanını çözdüm. Yüncüde şuursuz bir yarım saat geçirmişim. Çıkışta gidonu ev yönüne değil de, evden uzağa kırdım. Hava limonata. Çorapsız ayakkabı giyiliyor ama güneş… Continue reading
-
Yaşamak Şakaya Gelmez
Herkese iyi bayramlar! Pazar günü yeni (karanlık) ay günü idi. Ayın yüzde yüz karardığı ve yüzde yüz aydınlandığı günlerde beden ve zihin hassas olduğundan yoga yapmamız tavsiye edilmiyor. Benim dolunay ve yeni ay günlerinde yoga yapamadığım için hala üzüldüğüm oluyor. Bir gün kaçırsam yogamı hemen özlüyorum. Karşılığında daha uzun uyku, sabah keyfi, gün doğumunda yürüyüş… Continue reading
-
İçimdeki Lisan: Yoga ve Yunanca
Bugün yine Skype karşısında terler döktüm. Yunanca dersim vardı. Haftada iki defa birer saatten özel ders alarak Yunanca öğrenmeye devam ediyorum. İstanbul’dayken konsolosluğun kurslarına gidiyordum. Koşa koşa gidiyordum hem de. Hem hocamız, hem de sınıf arkadaşlarım pek tatlıydılar zira. Birinci sınıfı bitirdik, ben burada Portland’a geldim. Burada yaz boyunca devam edebileceğim bir kurs bulamadım. Madem… Continue reading
-
Kupadaki Çatlak
Hava günlük güneşlik. Kahvaltıdan sonra bey ile Fresh Pot’a gidelim dedik. Ben bir saat yazarım diye düşündüm. O da fotoğrafları ile oynar. Çaylarımızı aldık, yanyana iki ayrı masaya oturduk, bilgisayarları önümüze açtık. O daldı gitti. Modem kapalı. Word’un beyaz sayfası karşımda açık. Karşılıklı birbirimizi kesiyoruz. Ne onda hareket var ne bende. Ne oldu, diye sordu… Continue reading
-
The Back Side of the Earth
Happy full moon everyone! This month, beginning of the lunar and solar months -almost- coincided, so now they are peeking at the same time. Full moon and the midsummer’s dream together…This is the perfect time to be in a boat in the Mediterranean sea! If you are in the middle of the ocean in mid-August… Continue reading