Yaşama Dair
Yaşama, insana, ilişkilere dair yazılar…
-
Kahkaham Mücadelemdir
Kuraldışı Dergi’deki yeni yazım. Her şeye rağmen biz bugün yine sokaklardayız. Hayır, bugün slogan atarak, pankart taşıyarak yürümüyoruz. Bugün sokaklara sere serpe yayılmışız. Rengarenk elbiselerimiz, rüzgarın dağıttığı saçlarımız, kocasız, babasız, abisiz tek başınalığımızla parklarda, sinemalarda, lokantaların kaldırımlara çıkarttığı masalarında, otobüslerde, minibüslerde, inadına her yerdeyiz. Başlarımız öne eğik değil ve yüzümüzde bir tebessüm var. İstanbul’un cilveli… Continue reading
-
Yavuklunun Yanı (41’e 1 kala bir Keşif)
Dün akşam, yaş 41’e 1 kala yeni bir keşifte bulundum. Yine Bey ile didişiyoruz. Bütün çiftler gibi bizim de meşhur bir meselemiz var. En mutlu anlarımıza bile gölgesini bırakan, sadece bize özgü ve çözülmez olduğuna inandığımız bir mesele. Çok kişisel sandığımız sorunların içerikten bağımsız olarak birbirinin eşi olduğuna dair inancım doğrultusunda meselenin ne olduğunu yazmayacaktım ama keşfimi açıklamayı kolaylaştırır… Continue reading
-
Walkman Anıları
Bir kahve söylüyorum, sonra kulaklarımı takıyorum. Müzik başlıyor. Telefondan karışık. Bir kitap açıyorum. Genelde bir roman. Ya da defterimi açıyorum. İçimi dökmeye, geçen günleri not etmeye, yazdıkça açılmaya, açıldıkça yazmaya doğru… En sevdiğim sabahlar böyle sabahlar. Evde oturmayı hiç sevmiyorum. Gözümü açayım, sokağa atayım kendimi o denli… Neyse yine öyle bir sabah. Yeni ay üstelik. Bari yeni… Continue reading
-
İlişkilere dair bir Sohbetten Kalanlar
Pek kıymetli hocam Zhander Remete kitabında yogayı “ruhu ruh olmayan her şeyden ayrıştırma sanatı” olarak tanımlıyor. Bu sabah İstanbul’daki öğrencilerimle telefon üzerinden sürdürdüğümüz bir sohbet sırasında bu konu gündeme geldi. Mesajlar vasıtası ile o kadar çok şey konuştuk ki sanırım sohbetimizden bir yazı çıkacak. Konu korkuların, şüphelerin, varsayımların gölgelediği aşk ve iş ilişkilerinden açıldı. İlişkiler kendimize,… Continue reading
-
Bir Hayran Mektubunun Ardından
Bu sabah e-posta kutuma “Bir Hayran Mektubu” düştü. Tırnak içinde çünkü e-postanın başlığı (konusu) bu. Çok güzel kaleme alınmış, samimi, sıcak sözlerle dolu bir mektup. Yazılarımı okuyan, satır aralarında kendini bulan, okudukça kaleme sarılan genç bir kadından gelmiş. Pazartesi sabah dersimden hemen sonra posta kutumda bulduğum bu sıcacık mektubu ayak üstü okuyamayacağımı anlayınca stüdyonun koltuklarından birine… Continue reading