• Yas ve Aşk

    Babam beş yıl önce 8 Ağustos günü intihar etti. Biz  Portland’daydık. Sabaha karşı bir saatte ev telefonu çaldı. Sabaha karşı çalan telefonlar (hele bir de ev telefonu ise) hep uğursuzluk alametidir ya, bir de dünyanın uzak bir köşesindeysiniz, o uğursuzluğun uzaklardaki ailenizden geldiği kesindir. Ben uykumun arasında ev telefonunun zilini duyduğumda, sadece “Türkiye mi, Yunanistan Continue reading

  • Kendini Depresif Hissetmek ve Depresyon

    Bu depresif yazıları yazıp duruyorum diye depresyona girildiğim sanılmasın sakın. (Anneciğim, özellikle sana söylüyorum.) Ben psikolog da değilim, hayatımda ciddi (gerçek) anlamda depresyona hiç girmedim. O yüzden burada depresyon konusunda ahkâm kesme üzerime vazife değil. Şu kadarını biliyorum yanlız: İnsanın kendini depresif hissetmesi ile depresyona girmesi arasında dağlar kadar fark var. Çok sevdiğim yazarlardan Jeffrey Eugenides’in Continue reading

  • İçeriğe Tepki Vermemek

    Geçenlerde bir gün çok öfkelendim. Ben öfkelenince ağlayan kadınlardanım maalesef. Hani erkeklerin en tahammül edemediği türden. Salya sümük bağırırım karşımdakine. Ağlamadan öfkemi boşalttığımı hiç hatırlamıyorum. Hoş bir özellik değil, çemberimi daraltarak bu huyumu düzeltmek üzere çalışmalar yapıyorum. O çok öfkelendiğim geçen gün, şansa Transpersonel Psikoloji dersindeydim. Internet üzerinden katıldığım bir programın parçası bu ders. Üç Continue reading

  • Bir Duygu Bir Sayı

    İstanbul’daki öğrencilerimle aramızda telefon üzerinden ücretsiz bir iletişim ağı kurduk. Her Pazartesi sabahı birbirimize hâl hatır bildiriyoruz. Yaptığımız çok basit bir şey. Yerimizi, adımızı, o anda içinde bulunduğumuz duygu ya da ruh halini ve o duyguyu ne şiddette yaşadığımızı yazıyoruz. Mesela benim bu sabahki mesajım “Defne-Portland-Minnettar ve Tatminkar 8” idi.   (Minnettar ve tatminkârım çünkü Continue reading

  • Depresyonda Yoga

    Dün yine kanepe üzerinde geçti. Uyudum, uyandım. Size yazmak yerine bir tencere pirinç çorbasını mideye indirdim. Yine uyudum, yine uyandım. Akşam yedi gibi Bey’in yalvar yakarları sağolsun bizim blok etrafında bir yürüyüşe çıktım. Tabii iyi geldi. Kanepede ahlayıp vahlarken mahallede bir yürüyüş kadar basit bir eylemin bana kendimi iyi hissettireceğini düşünemiyorum. Ama zaten depresif hallerin en tehlikeli yanı Continue reading