Ben Olsam Almam Beni *

  “Uyan, uyan da bak dışarısı ne güzel!” Gözlerimi zar zor açtım. O da ne! Odamızın perdesiz penceresinden Uludağ’a bakıyorum. Çamlar, meşeler, selviler, kavaklar bembeyaz! Kar yağmış. Atina’ya kar yağmış. Kar yağmış ve çamların dallarını eğecek ağırlığa gelmiş. Arabaların üzerini kaplamış. Bu bir ilk. Atina’ya taşındığımızdan beri benim başıma ilk defa geliyor yani. Yataktan çıkmak“Ben Olsam Almam Beni *” yazısının devamını oku

Cumartesi Mektubu

Atina’dan günaydın hepinize! Hava burada hiç böyle soğumaz. Bu sabah bizim Bey’in baş ucunda duran ve evin içi ile dışının derecesini gösteren termometrenin ekranında 5 dereceyi görünce şapkam düştü. Neden saatlerce yataktan çıkamadığımız anlaşıldı! Atina’da kalorifer yakmak gibi bir adet yok. Yani var da, akşam iki saat 7 ila 9 arası. O kadar. Bunun İtalya“Cumartesi Mektubu” yazısının devamını oku

ÜmiT

Pazar sabahı yattığım yerden çanların neşeli sesini dinledim. Güneş daha yeni doğuyordu. Tam yoga zamanı. Yorgundum. Uykusuzdum. Yine de kalktım. Evet, bir eteği bizim eve, diğeri denize uzanan tepelerin ardında gökler eflatuna kesmiş, tepenin zirvesinde Parthenon tapınağının mermerleri içinden ısıtılmış gibi pembe pembe parlıyor. Uzun yolculuk sonrası vücudumun bütün dengesi şaşmış, lastik gibi esnek, canavar“ÜmiT” yazısının devamını oku

Sözlerini Duyuyorum

Yaşamak Bir ağaç gibi tek ve hür Ve bir orman gibi Kardeşçesine… Nazım Hikmet Dün akşam Atina’daki ilk yoga dersimi verdim. Atina standartlarıne uygun bir biçimde gece 8:00 ila 10:00 arası gerçekleşti dersim. Prensipleri tarafından hayatı kısıtlanan bir insandan esnek insana geçiş yapma çabası içinde olduğumdan tüylerimi diken diken bu ders saatini duyduğumda yutkunup (neler“Sözlerini Duyuyorum” yazısının devamını oku

1984 Nostaljisi

Atina’da bu sabah… Bahar habercisi bir gün. Üstelik 21. Yüzyıla değil, daha eski ilk gençlik ve çocukluk zamanlarımıza ait bir baharın habercisi. Hani havaların birden ısınıp da önlüklerimizin altına giydiğimiz külotlu çorapların çıktığı, yerine diz hizasında (ajurlu) beyaz çorapların giyildiği bir zaman vardı. Hani, bazı uyanık dondurmacılar (Durak Büfe) havayı fırsat bilip külahları da dizerlerdi“1984 Nostaljisi” yazısının devamını oku

Tanrıça Atena, Bana Yeni bir Dünya Doğur!

Bir kaç yıl önce yazdığım bu yazıyı bugün sizinle yeniden paylaşmak istiyorum. Ne seçersen seç Yunanistan benim sonsuza umudum var! Benim bir rahatsızlığım var. O da sabahları muhakkak evden çıkmam gerekiyor. Bir rivayete göre bu rahatsızlık bana babamdan geçmiş (kendisi rivayet etmişti) ama ben şüpheliyim. Çünkü ne zaman ikimiz bir seyahate gitsek babamın toparlanıp otelden“Tanrıça Atena, Bana Yeni bir Dünya Doğur!” yazısının devamını oku