yazarlık
-
Yoga Sohbetleri
Tom Robbins’in bir sözü vardır. Herhangi bir şeye tutkuyla bağlanıp onu benimser, tüm derinliği ile kendinize katarsanız o şeyin yansımaları hayatın her alanında karşınıza çıkar. Ben bunu yoga için söyleyebilirim. Yogayı hem somut tecrübe hem de soyut bilgi olarak öğrenip kavradıkça bu disiplinin unsurlarının ilgi duyduğum bütün diğer alanlarda da varolduğunu görüyorum. Yoga felsefesi öncelikle insanlık Continue reading
-
Bir roman nasıl doğar?
Yeni romanım Emanet Zaman’ın yazılış hikayesi kendi başına bir roman olabilir. Doğma büyüme bir İstanbul kızı olarak İzmir’e ilgim son derece yüzeysel, yok denecek kadar azdı. Hatta çocukluğumda arabayla geçtiğimiz bir kaç seferi saymazsak hayatımda İzmir’e gitmemiştim bile! Nihayet 2012’de bir yoga kursu vermek üzere İzmir’e davet edildim. Bahar vaktiydi. Bademler, kirazlar çiçek açmış. İnsanlar Continue reading
-
Biten Romanlara Ağıt
Middlesex bitti biteli ben de dağıldım sevgili okur. Elimde beni yazıya bağlayan iyi bir roman olmayınca ben de kendi yazılarıma bağlanamıyorum. Sadece yazıya olsa, yine iyi, elimde iyi bir roman olmayınca ben hayata doğru dürüst bağlanamıyorum. Hani size demiştim ya, roman ve karakterleri benim gizli hayatım gibi bir şey oluyorlar. Bu hayattan kaçıp onlara sığınıyorum. Continue reading
-
İçe Dönüklük: Lanet mi Nimet mi?
İçe dönüklük konusunun ucunu bırakmayacağım söylemiştim değil mi? Geçen günler boyunca içe dönük- dışa dönük mizaçlar konusunda biraz araştırma yaptım. Bu kavramlar ilk olarak Jung tarafından modern psikolojiye dahil edilmiş olsalar da, Antik Yunan’dan beri insan doğasını tanımlamak için kullanılan kavramlar. Hatta sadece insanların değil hayvanlar ve hatta bitkilerin bile içe-dışa dönüğü oluyormuş. (Ben bunu Continue reading
-
Nedir Bu Normal?
Orhan Pamuk’un en renkli ve iyimser romanı Benim Adım Kırmızı’nın Kara karakteri, doğup büyüdüğü İstanbul’a oniki senelik bir aradan sonra geri döner. Anasının mezarını ziyaret ettikten sonra bir ev kiralar. Yerleştikten sonra da sokağa çıkar ve şöyle der: “İstanbul’a değil de, dünyanın öbür ucundaki Arap şehirlerinden birine geçici olarak yerleşmişim de şehir nasıl bir yerdir Continue reading