-
The Taste of the Forbidden Fruit
Nowadays, I arrive everywhere early. Just to have a cup of coffee or to read a few pages before the next thing on my schedule. Like now for instance… I still have 40 minutes before my evening class begins and I have already arrived to the coffee shop next to my studio. Now…How about a… Continue reading
-
Boşluk Serisi IV- Maalesef Ruhu Yok
Burada bir öğrencim var. İsmine Alice diyelim. Alice yoga konusunda çok hevesli. Bir bilgisayar şirketinde sabah 9 akşam 6 çalışmasına rağmen, benim derslerime gelmeye azm etti. Haftada dört sabah saat 6:15’de karşımda. Bu aralar derslerim çok kalabalık da değil, toplasanız beş öğrenci geliyor gelmiyor. Böylece her biri ile ek tek ilgilenebiliyorum . Alice 26 yaşında.… Continue reading
-
Boşluk Serisi III: Avare Mou
Boşluk serisinin ilk bölümünde İstanbul’da yaşarken bir türlü oturup da yazı yazamadığımdan dem vurmuştum. Davranışlarımın sorumluluğunu üzerime almayıp, tembelliği başkalarına veya dış etkenlere yüklemek ne kolay! İstanbul’da ben hep aktifim. Hep koşturuyorum. Ben koşmasam da etrafımızdakiler koşturuyor ve ağır ağır yürüdüğüm sokaklardan ruhuma telaş bulaşıyor. Çok kalabalık olduğu için nereye kaçarsam kaçayım uyarıcı bombardımanına tutuluyorum.… Continue reading
-
Boşluk Serisi II: Yogüstü Alfa
Pazartesi sabahları ders vermiyorum. Salonda yogamı bitirince yatak odasına döndüm. Bizim bey yatakta oturmuş, önünde bilgisayarı açık, ekranında Teoman’ın gözlere afiyet son klibi keyifle şarkı söylüyor. Beni görünce dedi ki: “Bu mekanda çok fazla beta dalgası var, Alfa durumundakiler için sakıncalı olabilir. İstersen hiç girme!”. Bu beta-alfa dalgaları aramızda bir şaka haline geldi. Benim yogadan… Continue reading
-
GELIN GITMEK
“Bu yazıyı yazacaksın” dedi içimdeki asker. “Hem de hemen şimdi yazacaksın.” Ve ama birazdan boarding başlıyor. Ben daha 207 numaralı çıkış kapısına bile gitmedim. İtiraz ve naz sökmedi. Daha vakit varmış. Üstelik nice havayollarından sahip olduğum onbinlerce uçuş milime rağmen bir defa bile görmediğim bir bölgesinden girmişim havalimanımıza. D kapısının arkası. Ferah mı ferah –afedersiniz-… Continue reading